Nedeni Açıklanamayan İnfertilite (Kısırlık) Nedir?
İnfertilite (kısırlık), kadın yaşı 35 yaşın altında bir yıl süre ile, 35 yaşın üzerinde 6 ay süre ile düzenli (haftada en az 2 kez) korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalınamaması durumuna denir. İşte bu sürenin sonunda, yapılan tüm tıbbi test ve değerlendirmelerde gebe kalınmasına engel hiçbir tıbbi neden bulunmaması durumuna nedeni açıklanamayan kısırlık denir.
Bu durum çiftlerin büyük bir hayal kırıklığına uğramasına ve psikolojik olarak zor bir süreç geçirmelerine neden olabilir. Tıbbi testlerle herhangi bir sorun tespit edilememesi çiftlerin neden çocuk sahibi olamadığını anlamalarını güçleştirebilir.
Nedeni açıklanamayan infertiliteye yol açan faktörler arasında olumsuz yaşam tarzı faktörleri ve genetik faktörler yer alır. Sigara içmek, aşırı alkol tüketimi, obezite gibi olumsuz yaşam tarzı faktörleri nedeniyle infertilite riski artabilir.
Ayrıca, altta yatan bir endometriozis hastalığının da kadınlarda karın içi yapışıklıklara yol açarak tüplerin fonksiyonunu bozduğu ve bu yolla nedeni açıklanamayan infertiliteye yol açtığı düşünülmektedir. Bazı durumlarda ise nedeni açıklanamayan infertiliteye yol açan anatomik sorunlar cerrahi müdahale gerektirebilir. Bu sorunlar düzeltildiğinde hamilelik şansı artabilir.
Nedeni açıklanamayan infertilite tedavisinde ülkeler arası üreme tıbbı kılavuzlarında farklılıklar vardır. Bazı ülke kılavuzları iki yıllık bekleme süresinin sonunda direkt tüp bebek önerirken; bazı ülkeler önce aşılama tedavisi uygulamakta daha sonra tüp bebeğe geçmektedirler. Biz ülkemizde ne yapmaktayız? Çiftimizin evlilik süresi, kısırlık süresi, kadın yaşını göz önüne alarak bireyselleştirilmiş tedavi uygulamaktayız.
Olumsuz Yaşam Tarzı Faktörleri
Sigara içmek, aşırı alkol tüketimi, obezite gibi olumsuz yaşam tarzı faktörleri nedeniyle infertilite riski artabilir.
Sigara içmek birçok zararlı etkiye sahip bir alışkanlıktır. Sigara hem erkeklerde hem de kadınlarda üreme sağlığını olumsuz yönde etkiler ve infertiliteye neden olabilir. Sigara dumanı, spermlerin hareketliliğini azaltabilir ve sperm sayısını azaltabilir. Sigara içen kadınların yumurtalıklarında daha az sayıda sağlıklı yumurta bulunabilir. Bu da hamilelik şansını azaltır ve infertilite riskini artırır.
Sigara içmek erkeklerde ve kadınlarda sperm ve yumurtada DNA hasarı yaparak sperm ve yumurtanın kalitesini bozmaktadır. Bu durum spermin yumurtayı dölleme kapasitesini, tüp bebek tedavilerinde elde edilecek yumurta sayısını, olgun yumurta sayısını ve döllenmeyi azaltmaktadır. Döllenme sonrası ise embryo gelişimi olumsuz yönde etkilenebilmektedir.
Özetle, sigara içen çiftlerde, tedaviye yanıt oranı düşebilir ve gebelik şansı azalabilir. Bu nedenle sigara içmek infertilite sorunu olan çiftler için büyük bir engeldir ve tedaviye katkı sağlamak için sigarayı bırakmak önemlidir.
Aşırı alkol tüketimi, erkeklerde sperm sayısı, hareketliliği ve morfolojisini (şekil bozukluğu) olumsuz yönde etkileyebilir. Bu da gebelik şansını azaltabilir. Aşırı alkol tüketimi kadınlarda östrojen ve progesteron gibi hormonların düzeylerini etkileyebilir. Bu hormonlardaki dengesizlikler, düzenli yumurtlamayı ve dolayısıyla gebe kalmayı olumsuz yönde etkileyebilir.
Özetle, aşırı alkol tüketimi hem erkeklerde hem de kadınlarda üreme sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olan bir faktördür. Bu nedenle, hamilelik planlayan çiftlerin alkol tüketimini sınırlaması veya mümkünse tamamen bırakması önerilir. Sağlıklı bir yaşam tarzı, düzenli egzersiz ve dengeli beslenme gibi faktörlerle birlikte alkol tüketiminin azaltılması, üreme sağlığını korumak ve infertilite riskini azaltmak için önemlidir.
Obezite (şişmanlık), infertilite riskini artıran bir diğer olumsuz yaşam tarzı faktörüdür. Obezite, hormon dengesini bozar ve düzenli bir yumurtlama sürecini etkileyebilir. Ayrıca, obezite sperm kalitesini de olumsuz etkileyebilir. Vücuttaki yağ dokusu fazlalığı hormon üretimini etkileyebilir ve sperm üretimini olumsuz etkiler.
Genetik Faktörler
Nedeni açıklanamayan infertilite durumunda, genetik faktörlerin rol oynadığı bilinmektedir. Bazı çiftlerde, üreme sistemi üzerinde olumsuz etkilere yol açabilen genetik bozukluklar bulunabilir. Bu bozukluklar, sperm veya yumurta kalitesini etkileyebilir ve döllenme veya embriyo gelişimi sürecinde sorunlara neden olabilir.
Genetik faktörlerin infertiliteye katkıda bulunabileceği bazı örnekler şunlardır:
Genetik faktörlerin nedeni açıklanamayan infertiliteye katkıda bulunabileceği durumlarda, tıbbi testler ve genetik danışmanlık önerilebilir. Bu şekilde, çiftlerin genetik durumları değerlendirilebilir ve uygun tedavi seçenekleri belirlenebilir.
Tedavi Seçenekleri
Nedeni açıklanamayan infertilite tedavisinde çeşitli seçenekler bulunmaktadır. Bu seçenekler arasında aşılama ve tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleri ve anatomik sorunlar için cerrahi seçenekler yer almaktadır.
Aşılama
Aşılama, yumurtlama zamanında düşük volümde konsantre spermlerin rahim içine direkt verilmesini içerir. Aşılama yöntemi ile daha fazla hareketli spermin rahim kanalını bypass ederek yumurtaya ulaşımı sağlanmış olur. Tüp Bebek yöntemine göre daha az invaziv oluşu ve daha düşük maliyeti ile seçilmiş hasta grubunda hekim önerisiyle uygulanabilir. Aşılama yönteminin başarısında doğru hasta grubunun seçilmesi, kadın yaşının genç olması, iki yıldan az kısırlık süresi, normal sperm analizi ve sperm morfolojisi önemli etmenlerdir.
Tüp Bebek
Tüp bebek, nedeni açıklanamayan infertilite tedavisinde sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Bu yöntemde, çiftlerin yumurtalıklarından alınan yumurtalar laboratuvar ortamında eşinin spermi ile döllenir ve embriyolar oluşturulur. Daha sonra planlanan zamanda embriyolar rahme yerleştirilir ve hamilelik şansı artırılır.
Tüp bebek tedavisi çiftlere hamilelik şansı sunarken, aynı zamanda başarı oranları da değişkenlik gösterebilir. Her çiftin durumu farklı olduğu için tedavi süreci ve sonuçları kişiye özeldir. Bu tedavi seçeneği aşılamaya göre başarı oranı daha yüksek olduğu için nedeni açıklanamayan infertiliteye sahip çiftler için umut ışığı olabilir.
Cerrahi Seçenekler
Bazı durumlarda, nedeni açıklanamayan infertiliteye yol açan anatomik sorunlar cerrahi müdahale gerektirebilir. Bu sorunlar düzeltildiğinde hamilelik şansı artabilir.
Anatomik sorunlar, çiftlerin hamile kalamamasına neden olan faktörler olabilir. Bu sorunlar genellikle üreme organlarındaki yapısal anormalliklerden kaynaklanır. Örneğin, kadınlarda rahim içi yapının bozuk olması veya hidrosalpenks (içi sıvı dolu şişmiş ve ucu tıkalı tüpler) gibi sorunlar infertiliteye yol açabilir.
Cerrahi seçenekler bu anatomik sorunları düzeltmek için kullanılabilir. Bu tür cerrahi müdahaleler çiftlerin hamilelik şansını artıracaktır. Örneğin, hidrosalpenks olan bir kadında cerrahi müdahale ile gebelik şansı artar, düşük yapma riski azalır. Hidrosalpenksi olan kadınlarda tüplerin içindeki toksik sıvı tüplerden geriye doğru akarak embriyonun rahim içine tutunmasını engeller. Eğer tutunma gerçekleşmiş ise bu sefer de embriyonun mekanik yolla dışarı atılmasına sebep olur, hasta düşük yapar.
Cerrahi müdahaleler jinekolog bir tüp bebek uzmanı tarafından gerçekleştirilir. Bu işlemler için laparoskopi gibi minimal invaziv teknikler kullanabilir. Bu, daha az invaziv bir yaklaşım olduğu için iyileşme sürecini hızlandırabilir ve komplikasyon riskini azaltabilir.
Laparoskopik olarak hastalıklı tüpün çıkarılması (salpenjektomi) veya yapışıklıklar nedeniyle teknik olarak tüp dışarı çıkarılamıyorsa, tüp ile rahmin bağlantısının kesilmesi yani tüpün bağlanması (proksimal tubal oklüzyon) ameliyatı gerçekleştirilir. Böylelikle hidrosalpenks sıvısı geriye doğru rahim içine akamaz ve rahim içi mikro çevreyi bozamamış olur. Bu da çiftlerin gebe kalma şansını artıracaktır.
Nedeni açıklanamayan infertilite, çiftlerin herhangi bir tıbbi üreme sorunu olmamasına rağmen hamile kalamaması durumudur.
İnfertilite (kısırlık), kadın yaşı 35 yaşın altında bir yıl süre ile, 35 yaşın üzerinde 6 ay süre ile düzenli (haftada en az 2 kez) korunmasız cinsel ilişkiye rağmen hamile kalınamaması durumuna denir.
Olumsuz yaşam tarzı faktörleri sigara içmek, aşırı alkol tüketimi, obezite gibi faktörlerdir.
Evet, sigara içmek hem erkeklerde hem de kadınlarda üreme hücreleri üzerinde DNA hasarı yapmak suretiyle üreme sağlığını olumsuz etkileyebilir ve kısırlığa neden olabilir.
Evet, aşırı alkol tüketimi erkeklerde sperm kalitesini azaltarak, kadınlarda da hormonal dengesizliklere yol açarak kısırlığa neden olabilir.
Formu doldurarak, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ebru Çöğendez’den randevunuzu alabilirsiniz.

Tüp bebek, doğal yollarla gebe kalamayan çiftlere yardımcı olmak için kullanılan bir üreme teknolojisidir.

Tüp bebek tedavisi aşamaları, genellikle dört ana aşamadan oluşur. İlk aşama, hazırlık aşamasıdır.

Yaş, sağlık durumu, tedavi merkezi seçimi ve tedavi süreci gibi etkenler başarı oranlarını etkileyebilir.

Tüp bebek tedavisi, belirli faktörler göz önünde bulundurularak belirlenen çiftlere uygulanır.

Tüp bebek tedavisi fiyatları, genellikle tedavi sürecinde yapılan testler, ilaçlar, laboratuvar işlemleri, doktor muayeneleri gibi unsurları içerir.

Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, tüp bebek tedavisinin de potansiyel riskleri ve olası komplikasyonları vardır.