Son 20 yıldır kendiliğinden gebe kalmayı zorlaştıran çok sayıda faktör ele alınmıştır. Bunlar arasında rahim içi patolojiler önemli rol oynayabilir. Rahim içi patolojilerin yol açtığı kısırlığın üstesinden gelmek için çeşitli tedaviler önerilmiştir.
Histeroskopi şu anda rahim içi faktörlerin hem değerlendirilmesi hem de yönetiminde altın standart yöntem olarak kabul edilmektedir. Histeroskopi işlemi, vajinal ultrason ve histerosalpingografi (HSG) ile karşılaştırıldığında; rahim içi anormalliklerin daha kesin olarak saptanmasını sağlar ve daha da önemlisi rahim içinde saptanan patolojilerin aynı seansta tedavisine olanak sağlar.
Özetle histeroskopi, rahim içerisine kamera ile girilip bakılması ve rahim içinde saptanan patolojilerin aynı seansta tedavi edilmesi işlemi anlamına gelir.
Histeroskopinin en yaygın kullanım alanları nelerdir?
Rahim içi lezyon şüphesi
Anormal rahim kanaması
Anormal rahim zarı kalınlaşması
Menopoz sonrası kanama
Kısırlık
Doğuştan rahim anomalileri
Yabancı cisim çıkarılması
Histeroskopinin infertilite tanı ve tedavisindeki önemi nedir?
Histeroskopi, kısır kadınların yaklaşık %25’inde görülen rahim içi patolojilerin tanı ve tedavisinde altın standart yöntem olarak karşımıza çıkar. Rahim içindeki patolojiler kendiliğinden gebe kalmayı veya tüp bebek veya aşılama yöntemiyle gebe kalmayı engelleyebilir.
Kısırlık nedenlerinin yalnızca %2-3’ünü temsil eden küçük rahim içi patolojilerin varlığında bile bunların histeroskopi ile tedavisi embriyonun tutunması ve gebelik oranlarının iyileştirilmesine yardımcı olabilmektedir. Bununla birlikte, rahim içi patolojilerin tedavi edilmesi her zaman doğurganlığın tamamen düzeleceği anlamına gelmez.
Rahim içi polipler ve rahim içi miyomlar sadece kısırlık vakalarında değil, aynı zamanda kısırlık problemi olmayan ve anormal rahim kanaması geçiren kadınlarda da sık rastladığımız patolojilerdir. En yaygın rahim boşluğu anomalisi poliplerdir. Rahim içi polipler kısır kadınların %1 ila %41’inde bulunabilir. Bu iyi huylu, çoğu zaman saplı yapılar rahim boşluğuna doğru uzanır ve kendi damar desteğine sahiptir.
Rahim içi poliplerin embriyonun yerleşmesini engellediği ve doğurganlığı olumsuz etkilediği düşünülmektedir. Mevcut kanıtlar doğurganlığı artırmak amacıyla tüp bebek öncesinde rahim içindeki poliplerin histeroskopi ile çıkarılmasını desteklemektedir.
Miyomlar, rahim boşluğunun kas tabakasından kaynaklanan aşırı büyümedir. Miyomlar ise kısır kadınların %2,4’ünde bulunur ve rahim zarına yerleşen submükoz miyomlar rahim boşluğunu deforme ederek doğurganlığın azalmasına sebep olurlar.
Bu nedenle submuköz myomlar infertil hastalarda saptandığında mutlaka çıkarılmalıdır. Rahim kas tabakasındaki miyomlar ise özellikle rahim zarı çizgisini önemli ölçüde etkiliyorsa, boyutuna veya semptomların varlığına bakılmaksızın çıkarılmalıdır.
Anormal rahim kanaması ile ilişkili olarak ortaya çıkan bir başka kısırlık nedeni de sezaryen sonrası istmosel veya rahim skar defektleridir. Bunlar boyutlarına göre birinci, ikinci ve üçüncü derece olarak tanımlanabilir. İstmoselin histeroskopik tedavisinin artmış gebelik oranları ile ilişkili olduğu bildirilmektedir.
Bazen Asherman sendromuyla ilişkilendirilen rahim içi yapışıklıklar, rahimden geçirilmiş ameliyatlar sonrası veya rahim içi enfeksiyona bağlı hasardan kaynaklanır. Rahim içi yapışıklıklar kısır kadınların %0,3 ila %14’ünde bulunur. Bazen ultrasonda rahim içi kalınlaşma olarak tespit edilen bu yapışıklıklar, kısırlık ve tekrarlayan gebelik kaybından sorumlu olabilir. Bu bağlamda histeroskopi hem tanı hem de tedavide altın standart olarak kabul edilmektedir.
Aslında tekrarlayan düşük veya kısırlık öyküsü olan kadınlarda, tekrarlayan düşük veya kısırlık öyküsü olmayanlara göre doğuştan rahim anomali sıklığı daha yüksektir. Bu anomaliler arasında perde anomalisi (septat uterus) en yüksek üreme başarısızlığı ile ilişkili en yaygın yapısal anomalidir. Nedeni açıklanamayan kısırlığı olan kadınların %1 ila %3,6’sında rahimde perde mevcuttur. Histeroskopi ile rahimdeki perdenin açılması canlı doğum oranını %80 artırmaktadır.
Tüp bebek öncesi histeroskopi yapılmalı mıdır?
Tanısal histeroskopi ve operatif histeroskopi arasındaki fark nedir?
Eğer prosedür sadece rahim boşluğunu değerlendirmeye yönelikse buna tanısal histeroskopi denir. Gözlenen patolojinin ileri tedavi gerektirmesi durumunda işleme operatif histeroskopi adı verilir. Günlük uygulamada, patolojinin varlığını doğrulayan tanısal histeroskopiyi, şikayetlerin eşlik ettiği bir kadında operatif histeroskopi takip edecektir.
Tanısal histeroskopinin avantajları nelerdir?
Tanısal histeroskopi, hasta ve hekime kolaylık, genel anesteziden kaçınma, daha yüksek hasta memnuniyeti, daha hızlı iyileşme ve maliyet etkinliği dahil olmak üzere birçok potansiyel fayda sunar. Tanısal histeroskopinin uygulanabilirliğini zorlayan faktörler arasında büyük rahim içi patolojiler, hasta kaygısı ve hekimin beceri ve uzmanlığı yer alır. Hangi yöntemin uygulanacağına hastayı değerlendiren hekimin karar vermesi en doğru yaklaşımdır.
Histeroskopi öncesi hazırlık
Histeroskopiye hazırlık, ameliyat öncesi değerlendirmeyi ve hastanın ihtiyaçlarına göre bireyselleştirilmiş testleri içerir. Ameliyat riskini arttıran eşlik eden tıbbi durumlar mevcutsa, ameliyat öncesi hazırlık için ileri testler yapılmalıdır.
Menopoz sonrası kadınlarda histeroskopi herhangi bir zamanda yapılabilir. Üreme çağındaki kadınlar için, adet bittikten sonraki hafta histeroskopi tercih edilir. Rahim kanalı hazırlığı için önden misoprostol kullanılması hasta bazlı hekim tarafından karar verilen bir durumdur.
Histeroskopi Nasıl Yapılır?
Rahim boşluğunun değerlendirilmesi tüm subfertil kadınların araştırılmasında temel bir adım gibi görünmektedir, çünkü rahim boşluğu ve onun iç tabakası olan endometriumun, blastosist adı verilen insan embriyosunun tutunabilmesi için önemli olduğu varsayılmaktadır. Bununla birlikte, başarılı tutunmaya yol açan karmaşık mekanizmalar hala tam olarak anlaşılamamıştır.
Histeroskopi, rahim boşluğunun sert, yarı sert veya esnek bir endoskop aracılığıyla doğrudan görüntülenmesini sağlar. Histeroskop, bir göz merceği ve doğrudan görüntülemeye izin vermek için 0° açılı olabilen veya ön-eğik bir görünüm sağlamak için çeşitli açılarda kaydırılabilen bir objektif lensi olan sert bir teleskoptan oluşur.
Fiberoptik teknolojisindeki ilerlemeler, görüntü kalitesinden ödün vermeden teleskopların minyatürleştirilmesine yol açmıştır. Modern tanı histeroskoplarının toplam çalışma çapı tipik olarak 2,5 mm ila 4,0 mm’dir. Operatif histeroskopi, bir giriş ve çıkış kanalı kullanılarak sürekli bir sıvı dolaşımı yoluyla yeterli görüntüleme gerektirir.
Tanısal histeroskopi lokal anestezi ve sıvı distansiyon ortamı kullanılarak klinik ortamda yapılabilirken, daha karmaşık prosedürler yani operatif histeroskopi genellikle genel anestezi altında günübirlik cerrahi olarak gerçekleştirilir. Operatif histeroskopi, karmaşık bir alet kurulumu, cerrahın özel eğitimi ve uygun bilgi ve komplikasyonların yönetimini gerektirir.
Histeroskopinin Komplikasyonları
Tanısal histeroskopi, operatif histeroskopiyle karşılaştırıldığında önemli ölçüde daha düşük bir komplikasyon oranına sahiptir.
Ameliyat sırasında rahmin delinmesi, aşırı sıvı yüklenmesi, emboli (pıhtı atması) gibi komplikasyonlar çok nadir de olsa karşılaşılabilen durumlardır. Hekiminiz böyle bir komplikasyonla karşılaştığında gereken tıbbi tedavi ve takibi yapacaktır. Önemli olan komplikasyonun ameliyat sırasında anlaşılması ve gereken önlemlerin alınması, tedavinin planlanmasıdır. Bu da deneyimli bir kadın doğum hekimi ile gerçekleşecektir.
Histeroskopi sonrası hasta takibi nasıl olmalıdır?
Histeroskopi sonrasında hafif bir kanama normaldir, işlem sırasında rahim içindeki dokulara müdahale edildiği için hafif bir kanama beklenir. Ancak aşırı kanama veya uzun süren kanama durumunda doktora başvurulmalıdır.
Bu nedenle, işlem sonrasında birkaç gün boyunca ped kullanmak önemlidir. Kanama miktarı ve süresi, kişinin vücut yapısına ve işlem sırasında yapılan müdahaleye bağlı olarak değişebilir. İşlem sonrası birkaç gün boyunca ağır egzersizlerden kaçınmanız önerilir. Ayrıca, cinsel ilişkiyi bir süre ertelemeniz kanama ve enfeksiyon riskini azaltacaktır.
Histeroskopi sırasında rahim içine müdahale edildiği için enfeksiyon riskini beraberinde getirebilir. Ancak, endişelenmeyin, enfeksiyon riskini minimize etmek için alabileceğiniz önlemler vardır. İlk olarak, doktorunuzun size verdiği talimatlara tam olarak uymalısınız. Bu talimatlar, işlem sonrası hijyenik bir şekilde iyileşmek için önemlidir.
Örneğin, işlem sonrası hekiminiz antibiyotik veya vajinal bölgeyi temizlemek için antiseptik solüsyonlar önerebilir. Bunların kullanımı enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olacaktır. İkinci olarak cinsel ilişkiden kaçınmanız önerilir. Ayrıca, tampon kullanmaktan da kaçının, çünkü bu da enfeksiyon riskini artırabilir.
Eğer işlem sonrasında enfeksiyon belirtileri yaşarsanız, hemen doktorunuza başvurmalısınız. Enfeksiyon belirtileri arasında ateş, şiddetli karın ağrısı, kötü kokulu akıntı veya idrarda yanma gibi durumlar bulunabilir. Bu belirtiler enfeksiyon olabileceğini gösterir ve hızlı bir şekilde tedavi edilmesi gerekebilir.
Histeroskopi Sonrası İyileşme Süreci
Histeroskopi sonrası, kişinin normal günlük aktivitelere dönmesi genellikle hemen mümkündür. Ancak, doktorun verdiği talimatlara uyarak iyileşme sürecini takip etmek önemlidir.
Histeroskopi sonrası iyileşme süreci kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Çoğu hasta tanısal ve operatif histeroskopiyi iyi tolere eder ve işlemin tamamlanmasından hemen sonra ameliyat sonrası derlenme ünitesinden veya poliklinik ortamından taburcu edilebilir. Genellikle, işlem sonrasında hafif bir kanama olabilir.
Bu durum normaldir ve birkaç gün içinde kendiliğinden geçer. Ancak, aşırı kanama, şiddetli karın ağrısı veya ateş gibi belirtiler varsa derhal doktora başvurulmalıdır.
Doktorun verdiği talimatlara uyarak iyileşme sürecini takip etmek önemlidir. Bu talimatlar genellikle ağrı kesici ilaç kullanımı, hijyenik bir şekilde iyileşme, cinsel aktiviteden kaçınma gibi konuları içerir. Doktorunuzun önerilerini dikkatle takip etmek, hızlı ve sağlıklı bir iyileşme süreci için önemlidir.
Histeroskopi sonrası kontroller de önemlidir. Doktorunuz, işlem sonrası kontroller için size randevu verecektir. Bu kontrollerde rahim içi durumunuz ve iyileşme süreciniz değerlendirilecektir. Herhangi bir sorun veya komplikasyon varsa, doktorunuz gerekli tedaviyi önerecektir.
Sonuç olarak, histeroskopi sonrası kişinin normal günlük aktivitelere dönmesi genellikle hemen mümkündür. Ancak, doktorun verdiği talimatlara uyarak iyileşme sürecini takip etmek önemlidir. Ayrıca, işlem sonrası kontrolleri aksatmamak ve doktorunuzun önerilerini dikkatle takip etmek sağlıklı bir iyileşme için gereklidir.
Histeroskopi, rahim içini incelemek için kullanılan bir tıbbi işlemdir. Histeroskopi, rahim içerisine kamera ile girilip bakılması ve rahim içinde saptanan patolojilerin aynı seansta tedavi edilmesi işlemi anlamına gelir. Detaylı bilgi için makalemizi okuyabilirsiniz.
Tanısal histeroskopi lokal anestezi ve sıvı distansiyon ortamı kullanılarak klinik ortamda yapılabilirken, daha karmaşık prosedürler yani operatif histeroskopi genellikle genel anestezi altında günübirlik cerrahi olarak gerçekleştirilir. Daha fazla bilgi için makalemizi okuyabilirsiniz.
Rahim içi lezyondan şüpheleniliyorsa, anormal rahim kanaması veya anormal rahim zarı kalınlaşması saptanan hastalarda, menopoz sonrası kanama geçiren kadınlarda, kısırlık nedeni araştırma veya tedavi amaçlı, doğuştan rahim anomalisi saptanan kadınlarda, ipi kopmuş spiral gibi yabancı cisim çıkarılması gereken durumlarda histeroskopi sık başvurulan bir yöntemdir.
Histeroskopi genellikle güvenli bir işlem olsa da, bazı yan etkileri olabilir. Bunlar arasında kanama, enfeksiyon riski ve rahim delinmesi gibi komplikasyonlar bulunur. Daha fazla bilgi için makalemizi okuyabilirsiniz.
Histeroskopi sonrası, kişinin normal günlük aktivitelere dönmesi genellikle hemen mümkündür. Ancak, doktorun verdiği talimatlara uyarak iyileşme sürecini takip etmek önemlidir. Daha fazla bilgi için makalemizi okuyabilirsiniz.
Formu doldurarak, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Ebru Çöğendez’den randevunuzu alabilirsiniz.

Tüp bebek, doğal yollarla gebe kalamayan çiftlere yardımcı olmak için kullanılan bir üreme teknolojisidir.

Tüp bebek tedavisi aşamaları, genellikle dört ana aşamadan oluşur. İlk aşama, hazırlık aşamasıdır.

Yaş, sağlık durumu, tedavi merkezi seçimi ve tedavi süreci gibi etkenler başarı oranlarını etkileyebilir.

Tüp bebek tedavisi, belirli faktörler göz önünde bulundurularak belirlenen çiftlere uygulanır.

Tüp bebek tedavisi fiyatları, genellikle tedavi sürecinde yapılan testler, ilaçlar, laboratuvar işlemleri, doktor muayeneleri gibi unsurları içerir.

Her tıbbi müdahalede olduğu gibi, tüp bebek tedavisinin de potansiyel riskleri ve olası komplikasyonları vardır.